’Türkiye’de Madencilik ve Diyarbakır’ın Madencilik Sektöründeki Yeri’ Paneli Düzenlendi

Tüm Haberler

03 Şubat 2015 saat 10:00



’Türkiye’de Madencilik ve Diyarbakır’ın Madencilik Sektöründeki Yeri’ adlı Diyarbakır Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DİSİAD), Valilik, Büyükşehir Belediyesi ve Karacadağ Kalkınma Ajansı’nın katkılarıyla, panel düzenlendi.

Panele; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcımız Dr. Nevzat Kavaklı, Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak, Vali Yardımcıları Ahmet Dalkıran ve Mustafa Can, DİSİAD Başkanı Burç Baysal, akademisyenler ve iş insanları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

4/2/2015 TARİH VE 6592 KANUN NO. İLE RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN YENİ MADEN KANUNU HAKKINDA BİLGİ VERİLDİ
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcımız Sn Dr. Nevzat Kavaklı, Madencilik sektörünün gerek ülkemizde gerekse dünyada maden üretimi, tüketimi ve çevre uygulamaları hakkında örnekler vermiştir. Ayrıca yeni maden kanununu hedefleri ve uygulamalarına ilişkin bilgilendirme yapmıştır. Maden Kanunundan gelen yükümlülüklerin yerel yönetimler ve MİGEM arasında yönetimsel korelasyonlar tartışılmıştır. Mevcut maden kanunu uygulamaları hakkında bilgiler verilmiştir.

 

“MADENCİLİK SEKTÖRÜNE, GEREK İSTİHDAMA KATKISI GEREKSE EKONOMİYE KATKISI NEDENİYLE, ÖZEL BİR ÖNEM VERİLMESİ ZORUNLU OLARAK DEĞERLENDİRİLMEKTEDİR”
“Madencilik sektörü, tarım ile birlikte ekonominin iki temel ham madde üretiminden birisi durumundadır. Bu niteliği nedeniyle sektör, birincisi ekonomiye doğrudan yaptığı katkı, diğeri ise ekonominin diğer alanlarına, özellikle imalat sektörüne sağladığı girdiler nedeniyle iki yönlü öneme sahiptir. Gelişmiş bir madencilik sektörü, üretim, istihdam vb ekonomik göstergelere yaptığı katkının yanı sıra, doğru politika ve planların takip edilmesi durumunda ülke imalat sanayisi için önemli bir itici güç oluşturabilmektedir. Bu nedenle, ekonomik kalkınma politika ve planlarının oluşturulmasında sektöre özel bir önem verilmesi zorunlu olarak değerlendirilmektedir.
Madenler doğası gereği bulundukları yerde çıkarılmak zorundadırlar. Maden çıkartma süreçleri ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan tüm tarafların içinde olduğu hassas ve bütüncül bir yapıya gereksinim duymaktadır. Diğer yandan, toplumsal refahın artırılmasında ve istihdamın sağlanmasında öncü rol oynayan sanayinin bel kemiğini, hammaddeler oluşturmaktadır.  Bu bağlamda çevre ile uyumlu, öncelikle iş sağlığı ve güvenliği koşullarını sağlayan sürdürülebilir bir madencilik için etkin ve uygulanabilir politikaların oluşturulması, doğal kaynaklarımızın ekonominin büyümesine ve ülke refahına katkıda bulunacak şekilde yönetilmesi çok önemlidir” konuları işlendi.

“DİYARBAKIR ÜLKEMİZ EKONOMİSİ AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİ BİR YERE SAHİP”
Zengin doğal, tarihi ve kültürel potansiyeliyle Diyarbakır, her dönemde stratejik bir kent olmuştur. Bilindiği gibi, Diyarbakır, tarihte ‘Bereketli Hilal’ olarak bilinen bölgede, Dicle ve Fırat arasındaki verimli toprakların üzerinde yer almaktadır. Diyarbakır; tarihi 12.500 yıl öncesine dayanan, onlarca medeniyete, kültüre ve inanca ev sahipliği yapan ve halen cazibesini koruyan, yaşayan bir kenttir. Binlerce yıldır onlarca medeniyete ev sahipliği yapan sevgi ve hoşgörü kenti Diyarbakır; tarım, sanayi, madencilik ve turizmde sahip olduğu potansiyeli ve coğrafi konumu nedeniyle ülkemizin ve Avrupa’nın Ortadoğu’ya açılan kapısı konumundadır. Ülkemiz ekonomisi açısından çok önemli bir yere sahip olan Diyarbakır’ın bu potansiyeli, son 25-30 yılda Bölgemizde yaşanan asayiş olayları ve yoğun göç nedeniyle yeterince değerlendirilememiştir” şeklinde değernedirildi.

“DİYARBAKIR 5 YILLIK DÖNEMDE YÜZDE 47 ORANINDA BÜYÜMÜŞTÜR”
 Vali Aksoy, “Ancak, GAP başta olmak üzere, Hükümetimizin son yıllarda Diyarbakır’a ve bölgeye yaptığı kamu yatırımları ve içinde bulunduğumuz çözüm sürecinin yarattığı sinerjiyle, ekonomik ve sosyal açıdan bölgenin ve Diyarbakır’ın çehresi değişmeye başlamıştır. İstihdam verilerine göre Diyarbakır ekonomisi 2008-2012 yılları arasındaki 5 yıllık dönemde yüzde 47 oranında büyümüştür. Türkiye'nin ihracatı 2002 - 2014 arasında yıllık ortalama %13 oranında artmışken Diyarbakır'ın ihracatı aynı dönemde yıllık %42 oranında artmıştır. 2002 yılında sadece 6,8 milyon dolar olan Diyarbakır ihracat rakamı, 12 yılda yaklaşık 46 kat artarak 2014 yılında 313 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Bilindiği üzere Türkiye'nin GSYH'sı 1,5 Trilyon TL civarı olup bunun % 1,5 civarı madencilik sektörü faaliyetlerinden elde edilmektedir. Ayrıca yıllık ihracatı da 150 Milyar Doları aşarken madencilik sektörünün payı yaklaşık %2,5'dir. Diyarbakır'ın toplam ihracatının Türkiye ihracatı içindeki payı son derece düşük olup binde 1,5 civarına tekabül etmektedir. Buna karşılık 3,8 Milyar Dolar olan Türkiye'nin madencilik sektör ihracatı içinde Diyarbakır'ın payı görece yüksek olup %2'sine tekabül etmektedir. Madencilik ihracatının büyük bölümü olan 2 Milyar Doları -yarısı işlenmiş yarısı işlenmemiş mermer vb- doğal taşların ihracatından oluşmaktadır. Türkiye'nin Madencilik sektörü ihracatı içinde Diyarbakır iki konuda öne çıkmaktadır: Demir cevheri ihracatının %44,5'i, doğaltaş ihracatının %7'si Diyarbakır'dan gerçekleşmektedir” ifadelerine yer verdi.

 

“YER ALTI KAYNAKLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ ÜLKE MADENCİLİĞİNİN ÖNCELİKLİ KONULARINDAN BİRİSİDİR”

         “ Bu çerçevede, sırasıyla cevher üretimi, üretilen cevherin işlenerek sanayinin hizmetine sunulması, bu ürünlerin yurtiçinde daha ileri düzeyde değerlendirilebilmesi için ilgili sanayi dallarının yurtiçinde kurulması ve geliştirilmesinin desteklenmesinin yanı sıra, bu ürünlerin tüketim alanlarının geliştirilmesine yönelik AR-GE çalışmalarının teşvik ve desteklenmesi de büyük önem taşımaktadır

         Konuşmaların ardından panel, Diyarbakır ve çevresi özelinde Türkiye’de maden sektörünün geleceğine yönelik çözüm arayışları tartışıldı. Panelin ardından katılımcılara DİSİAD tarafından hazırlanan resim tabloları hediye edildi. 


 

 


 

  Haber Ara