|
Madencilik Terimleri Sözlüğü - Ç |
ÇAĞLAYAN, —> şelale.
ÇAKIL,
ÇAKMAKTAŞI
, a) Gri, kahverengi veya siyah
renkli kuars türü. Konkoidal
olarak kırıldığından kenarları keskindir. ilk insanlar tarafından alet yapmakta
kullanılmıştır. b) Jaspis ile opal karışımından
oluşan amorf bir taş. Rengi genellikle kahverengi olup, sedefsel kırılımlıdır. Bünyesindeki suyu kaybederse üzerinde beyaz
bir kabuk oluşur. Süstaşı olarak değersizdir,
sertliği ve aşındırıcı özellikleri vardır. Çelikle çarpma sonucu yaydığı
kıvılcım kav veya pamuk fitili tutuşturarak ilkel anlamda kibrit yerine
kullanılmıştır. Mekanize olmamış tarımda biçilmiş ekinler harman sürmede
kullanılan döğenlerin altına muayyen bir şekilde
yerleştirilen çakmaktaşlarının kesici özelliğinden yararlanılarak; harman döğüldükten sonra yaba kullanarak; tabii rüzgarın itme
gücünden de yararlanılarak; tahıl ve samanın birbirinden ayrılmaları sağlanır.
—> Gizli kristalin kuars,
Sileks.
ÇAMUR, —> şlam.
ÇAMURLAMA,
1) Yanmaya elverişli madenin bir
kısmının eski üretim alanlarında bırakılması nedeniyle çıkan veya çıkabilecek
yangının önlenmesi için havadan yalıtma amacıyla eski üretim alanının çamurlu
su ile doldurulması. 2) —> Ambuaj.
ÇAMUR
KLAPESİ, —> Tarak Gemisi.
ÇAMUR
POMPASI, 1) Sondaj sıvısını kuyu
dibine basarak kuyu cidarından yükselmesi devrini tamamlatan, genellikle,
pistonlu pompa.
ÇAMAŞIR
TOPRAĞI, —> Kil
ÇAMUR
TABANCASI, —> Karıştırıcı.
ÇAMUR
TERAZİSİ, Sondaj çamurunun
yoğunluğunu ölçmeye yarayan bir tür kollu terazi. Kolun bir tarafındaki ölçek
içine doldurulan çamurun yoğunluğu kolun diğer tarafındaki denge göstergesi
vasıtasıyla okunur.
ÇAN, Kuyu, vinç ve varagel dip
ve başlarında veya bunların ara katlarında bulunan sesle işaret verme düzeni.
ÇANCI, 1) Varagel, vinç ve
kuyuda işaret vermekle görevli kişi. 2) işaretçi. 3) Kampanacı. 4) Saçcı.
ÇAPRAZ
AYAK , —> Diyagonal ayak.
ÇAPRAZ
ÇERÇEVE TAHKİMATLI AYAK İŞLETME METODU, Küp tahkimatlı ayak işletme metodunda olduğu gibi, özel bir şekilde çentili olarak hazırlanıp ocağa indirilen ağaçların çapraz
olarak (daha ziyade tavan ve tabana uyumlu), yerleştirilmesine dayanan ağaç
tahkimatlı (üretim) işletme metodu.
ÇAPRAZ
SARIMLI HALAT, Kordon içindeki
tellerin sarım yönü ile halatı teşkil eden kordonların sarım yönü birbirininin aksi istikamette olan halat. Kordonlar sağ
tarafa doğru sarılmışsa çapraz sargılı sağ halat; sol tarafa doğru sarılmışsa
çapraz sargılı sol halat diye ayrılırlar.
ÇARIK, 1) Sondajda muhafaza boru
sisteminin en ucuna takılan ve borular kuyuya inerken küçük engelleri bertaraf
ederek boruyu koruyan özel kron. 2) Keysing şu. 3)
şu.
ÇARKLI
BAGER, —> Döner kepçeli ekskavatör.
ÇARKLI
HAVÖZ, Çarklı potkapaç
makinesi.
ÇARPMALI
DELME SİSTEMİ, Delici ucun (balta)
mekanik bir kuvvet veya yerçekimi etkisinden yararlanılarak kayaç veya cevher
kitlesine çarpıp kırıntılar koparması suretiyle delik delme (sondaj yapma)
sistemi.
ÇATAL
DİREK, Boyunduruk, sarma veya
belleme altına, destek veya ek destek olarak yetiştirilen bir ucu kurt ağızlı
diğer ucu sivriltilmiş maden direği.
ÇATAL
RAPTİYE, 1) iki ucu dövülerek sivritilmiş ve dik olarak geniş U şeklinde bükülmüş demir.
Çatal raptiye ağaç bağla ilerleyen galerilerde hem alındaki bağların
devrilmemesini ve hem de aralıklarının muhafazasını sağlamak için yan direklere
çakılarak kullanılır. 2) —> Bağlantı
kancası.
ÇATLAK
FAYLARI, —> Gül diyagramı.
ÇATLAK
SÖKÜMÜ, Açık işletmelerde
patlayıcı madde kullanarak yapılan atımlarda meydana gelen çatlaklar arasında
kalan parçaların düşerek tehlike yaratmalarını önlemek amacıyla yapılan
temizleme işi.
ÇEKİCİ
LAĞIMDA ÇALIŞAN DELİCİ, 1) Çekici
hemen matkabın arkasında bulunan bir tip martoperforatör.
2) Down the hole hammer.
ÇEKİÇ
BAŞLI CIVATA, Başının genişliği
şaft (mil) çapına eşit çekiç görünümünde özel civata.
ÇEKİÇLEME, Mermer işletmeciliğinde sadece çekiç kullanılarak
taşların işlenmesi.
ÇEKİÇLE
YÜZLENMİŞ MOZAİK TAŞ (ÇEKİÇLEME MOZAİKİ), Mermer işletmeciliğinde, imalât yüzünün bilinen bir kural gereğince
şekillendirilmesi için, taş yüzlerinin ve yanlarının çekiçle düzeltilmiş hali.
ÇEKİÇLİ
KIRICI, Silindirik bir gövde
içinde; dökülen madene çarpacak şekilde yerleştirilmiş olan sabit veya
hareketli parçaların monte edildiği milden (rotor) oluşan kırıcı.
ÇEKME
DENEYİ, Bir tele veya çubuğa
artırılan kuvvet tatbik edilmesi halinde kuvvet ve uzama arasındaki bağıntıyı tesbit için yapılan deney. Çekme deneyinden elde edilen
verilerle çizilen eğriye de çeki-uzama diyagramı denir. Kuvvetin çubuk üzerinde
kalıcı deformasyon bırakmaya başladığı P noktasına “Elastikiyet Sınırı” ve
kuvvet daha artırılmaya devam edildiği takdirde telin kuvvetle orantılı olarak
uzamasının devam etmesinin durduğu Fº noktasına “Akma Sınırı” denir
ÇEKME
KEPÇELİ TARAK DUBASI, —> Tarak Gemisi.
ÇEKTİRME
BAĞLAMALARI, —> Presli ve sıcak geçme.
ÇELİĞE SU
VERME, Allotropik bir metal olan demirin osternit
fazında uygun bir sıcaklığa kadar ısıtılarak su, yağ veya havada ani olarak
soğutulma işlemi. Ani soğutma işlemi sonucunda demirin bünyesinde ferrit ve pörlik teşekkül etmez;
strüktürü ostenit halinde kalır. Demir, ostenit fazında sert ve kırılgandır.
ÇELİĞİ
HAVADA TAVLAMA, Dövüldüğü veya haddelendiği zaman kristalleri
muayyen bir istikamete dizilen ve muhtelif istikametlerde değişik fiziki
özellik gösteren çeliğin tavlanıp havada soğutulmak suretiyle strüktürünün
homojen bir hâle getirilmesi işlemi.
ÇELİĞİ
MENEVİŞLEME, Söndürme işlemine
tâbi tutulmuş bir çeliğin sertliğini azaltmak ve selabetini
(sağlamlığını) çoğaltmak için tekrar 723ºC’nın
altında bir sıcaklığa kadar ısıtılarak havada soğumaya bırakılması. Menevişlemede ısıtma, çeliğin arzu edilen sertliğine göre
ayarlanır.
ÇELİĞİ
SÖNDÜRME, Çeliğin kritik suhunetin üstüne kadar ısıtılarak suya, yağa veya uygun bir
sıvıya atılarak soğutulması.
ÇELİĞİN
KARBÜRASYONU, —>Çeliğin sementasyonu.
ÇELİK
KORDLU BANT, —> Bant.
ÇELİĞİN
NİTRASYONU, Demirin Cr-Al-Mo, Cr-Mo, V; Cr-V gibi metallerle
alaşımından elde edilen kaliteli çeliklerin amonyak gazıl
ile (500º - 650º) ısıtılarak amonyaktaki azotun
ÇELİĞİN
SEMANTİT HALİ, %6,55 C ihtiva eden
çelik (Fe3C). Çelikteki C bu miktardan az olursa pörlit
meydana gelir.
ÇELİĞİN
SEMENTASYONU, Çeliğin yüzeyine
dışardan karbon ilave etmek için çelik karbonlu bir madde veya karbonlu bir gaz
veya karbonlayıcı bir sıvı içinde kritik suhunetin
üstüne kadar ısıtılarak yapılan işlem. Sementasyonla
çeliğin yüzeyinin karbonu arttığından su verme suretiyle çeliğin dış kısmı
sert, iç kısmının da selabetinin (sağlamlığının) yüksek
olması sağlanır.
ÇELİĞİ
TAVLAMA, Çeliğin fırında veya
havada ısıtılması.
ÇELİK, —> Pik
demirin özel fırınlarda ısıl işleme tabi tutularak asilleştirilmesi sonucu
elde edilen ürün. içinde en fazla %1,7 C bulunduran bir Fe-C
alaşımıdır. Çelikler ayırca çok az miktarlarda Mn, Si, P, S gibi cevherden gelen elementlerle Cr, Mo, Ni,
W, V gibi özel olarak katılan alaşım elementleri ihtiva edebilirler. Bu alaşım
elementleri çeliğin fiziksel ve mekaniksel özelliklerini geliştirmeye yarar.
Karbon oranı %0,2 - 0,4 arasında olana “Orta Karbonlu”; 0,4’den fazla olana da
“Yüksek Karbonlu” çelik deniz.
ÇELİK
18/8, Bünyesinde % 18 krom ve % 8
nikel içeren çelik.
ÇELİK
BAĞ, Çelik profilden yapılmış
tahkimat birimi.
ÇELİK
DİREK, 1) Genellikle iç içe geçmiş
çelik iki profilden mamûl, uzatılıp kısaltılabilen tahkimat ünitesi, 2) Etanson metalik.
ÇELİK
DÖKÜM, Muhtelif fırınlarda elde
edilen çeliğin hazırlanmış kalıplara dökülmesi işlemi. Dökümden sonra, parça,
özelliklerini iyileştirmek için normalize tavına tâbi
tutulur.
ÇELİK
DÖVME, Karbonlu ve alaşımlı
çeliklerin belli bir tav sıcaklığında bir dövme tezgâhı yardımıyla plastik
deformasyonu. Dövme parçaların ağır hizmet koşullarında iş gören parçalar
olması nedeniyle, emniyet ve mukavemet özelliklerinin kazandırılması, dövme
sanayinin konusunu teşkil eder. Dövme sanayi mamüllerinin
dövme taslakları adı altında ithalat mevzuatına göre gümrük tarife istatistik
pozisyonları şöyledir: 7207.19.40 Dövme taslakları (karbonlu çeliklerin) ,
7207.20.93/99 Dövme taslakları (karbonlu çeliklerin), 7224.90. 61/73 Dövme
taslakları (alaşımlı çeliklerin). Karbonlu çelikler ayırımı, bünyesinde %
0,25’den az karbon ihtiva edenler için 19.40; % 0,25’den fazla karbon ihtiva
edenler içi ise 20.93/99 pozisyon numaraları ile ifade edilmektedir. —> Dökme demir.
ÇELİK
HALAT, Muhtelif çaplarda (Ø0,03
ilâ
ÇELİK ÖRGÜLÜ BANT, —> Bant.
ÇELİK
SARMA, Genellikle çelik direkle
birlikte kullanılan özel çelik profilden yapılmış
başlık. —> Sarma.
ÇELİK
TAHKİMAT, Çelikten yapılmış
birimlerle kurulan tahkimat düzeninin tümü. —> Madeni tahkimat.
ÇELİKTE
KRİTİK SUHUNET, Çelikteki ferrit, pörlit veya semantitin tamamen austenite dönüşmesi
için çeliğin ısıtılması gereken asgari sıcaklık. —> Allotropik metal.
ÇENE, Sondaj çalışmalarında kullanılan anahtar, fren ve morsetlerde tij ve boruları
kavrayan özel parçalar. Bu parçalar genelikle lokma
denilen özel cıvatalarla sıkılır.
ÇENELİ
KIRICI, iri kırma aşamasında
kullanılan biri sabit biri hareketli iki kırma yüzeyinin (yanak) yukardan
aşağıya doğru daralan açılı bir konumda monte edilip kısa titreşim hareketi
tesiriyle taşı veya madeni ezerek kıran ve kırılan parçaların alttaki dar aralıktan
ayağıya düşmesini sağlayan makine. 2) Konkasör.
ÇENTİ, 1) Ağaç tahkimatta, dikme, boyundu-ruk, sarma, belleme vb. direklerin balğantısı
için direk başlarında balta veya testere ile açılan, özel biçimli diş veya
oyuntu. 2) —> Çinti.
ÇERÇEVELİ
YONU, Mermer işletmeciliğin-de,
taşın derz kenarının kalemle dar bir şerit halinde işlenmiş olanı.
ÇEVRESEL
ETKİ DEĞERLENDİRMESİ (ÇED),
Gerçekleştirilmesi planlanan faa-liyetlerin
çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz
yönde etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza
indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ve teknoloji
alternatiflerinin tesbit edilerek
değerlendirilmesinde ve faaliyetlerin uygulanmasının izlenmesi ve
denetlenmesinde sürdürülecek çalışmalar. Canlıların yaşamları boyunca
ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları
fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortam da çevre diye ifade
edilir.
ÇEYN
KONVEYÖR, —> Zincirli konveyör
ÇIKARILMAYA
HAZIR REZERV, —> Görünür rezerv.
ÇIKIŞ
HAVASI, Ocakta kullanılıp
nefeslikten dışarı atılan kirli hava.
ÇIKMAZ
YOL, 1) Nefesliği olmayan galeri.
2) —> Çuval dibi. 3) Cul de sac.
ÇIMA, Maden damarının fay zonlarında
incelip iz haline gelmesi.
ÇİFT
BEŞGEN PRİZMA, Dik çıkmak
istenilen doğrultunun iki tarafınında görülmesine
olanak sağlayan çift prizma düzeni. —> şekil.
Mimari gönye, Prizma.
ÇİFT
DRAGLAYN YÖNTEMİ, (TANDEM DRAGLAYN YÖNTEMİ), Örtükazı diliminin fazla kalın olması durumunda uygulanan dekapaj yöntemi. Bu yöntemde dilim, üst ve alt kademe
olarak ikiye ayrılır. Üst kademede çalışan kısa bumlu
draglayn tekrar kazı yapmaksızın kazdığı malzemeyi
alt kademe önüne yığar. ikinci draglayn, birincinin
çalışma alanı dışında ve takriben 100-150m gerisinde ve dilim kalınlığının altyarısı üstünde çalışır. ikinci draglayn’ın
bumu daha uzun olup % 25 civarında tekrar kazı yapar ve çalışmasının ilk
safhasında birinci draglayn tarafından dökülen
yığının üstüne çıkmak suretiyle ve buldozerin de yardımı ile kendine çalışma
platformu hazırlar. Daha sonra 90° ve daha az açı altında çalışarak ve tekrar
kazı yaparak ilerler. —> şekil:
çift draglayn yönteminde 1. ve 2. draglayn’ın
konumu.
ÇİFT
KAPI, Ocak içinde kapı ile ayrılan
bir bölümde, insan veya araçların kapıdan geçişleri sırasında ocak havasının
kaçması için belli aralıklı iki kapıdan oluşan kapı düzeni. —> Havalandırma kapısı.
ÇİMALAR-
(GRELİN), Bir kendir öz üzerine
veya yedinci bir halatın meydana getirdiği öz üzerine sarılan altı halatın
kendi aralarında halatlama yapılarak elde edilen
halat. Bu halatlar elastikiyet ve bükülgenliğinden dolayı, genellikle sapan ve
gemi palamarları yapımında kullanılır. —> şekil, Çelik halat.
ÇİMENTO, Başlıca silisyum, kalsiyum, aluminyum
ve demir oksitleri içeren hammaddelerin (kireçtaşı, kil, marn, killi şist)
belirli oranlarda karıştırılıp öğütülerek en az sinterleşme
(Pluzolonik maddeler) temperatürüne
kadar pişirilmesi ile sağlanan kilnkerin, tek veya
daha fazla cins katkı maddesi ile birlikte belli bir incelikte öğütülmesi ile
elde edilen hidrolik bağlayıcı. Çimento, uluslararası standart sanayi
tasnifinde (ISIC), 369 ana grup ve 3692 kod numarası ile sanayide kullanılan
esas kimyasal maddeler grubunda yer alır. Türk standartları katoloğuna
göre aşağıdaki belirtildiği gibi çeşitlendirilir :
1-
Portland çimentoları ve katkılı portland
çimentosu (TS-19)
2-
Yüksek fırın curuf çimentoları (TS-20)
3-
Traslı çimento (TS-26)
4-
Beyaz portland çimentosu (TS-21)
5-
Harç çimentosu (TS-22)
6-
Uçucu küllü çimento (TS-640)
7-
Sülfatlı curuf çimentosu (TS-809)
8-
Erken dayanımlı yüksek çimento (TS 36-46)
—>
Beyaz çimento, Curuf
çimentosu.
ÇİMENTOLAMA,
1) Sondaj kuyularının yıkıntılı zonlarının çimento ile özel şekilde sağlamlaştırılması
işlemi. 2) Muhafaza borularının içinde bulunduğu formasyona sağlam ve sızdırmaz
bir şekilde bağlanması için özel düzenlerle boru arkasına çimento enjekte
edilmesi. Çimentolama tapası muhafaza borusu ucundaki çarığa ulaştığında pompa
basıncıyla kauçuk deforme olur ve çimentolu çamur halka boşlukta yükselir. ikinci
tapa ilk tapaya ulaştığında yeteri kadar çimento, halka boşluğu doldurdu
demektir. Tapadaki valf tertibatı, pompalama durduktan sonra çimentonun geri
dönmesine engel olur. 3) Su geçirir tabakaların boşluklarına çimento, kil,
bitüm vb. enjekte edilerek su geçirmez duruma getirilmeleri işlemi.
ÇİMENTOLANMA, Kayaç parçacıklarından oluşan kırıntı (klastik) tortullarının, mineral maddelerin gözeneklerine
çökelmesi sonucu kaynaşması ve sertleşmesi. Bu süreç bir tortul kayacın
oluşumunun son evresini oluşturur. Çimento (bağlayıcı malzeme), kayacın
ayrılmaz ve önemli bir parçasını oluşturur ve kayacın gözenekliliği ve
geçirgenliği çökelme sürecini belirler. Pek çok mineral, hidrotermal
eriyik olarak bağlayıcı malzeme rolünü üstlenebilir; en yaygın bağlayıcı malzeme
türü silistir. Kalsit ve diğer karbonatlar ile demir oksitler, barit anhidrit, zeolitler ve kil mineralleri de benzeri rol oynayabilirler.
—> Sementasyon.
ÇİMENTO
SEKTÖRÜ, Başlıca silisyum (Si), aluminyum (Al), kalsiyum (Ca) ve demiroksitleri (Fe2O3)
içeren hammaddelerin, teknolojik yöntemlerle sinterleşme
derecelerine kadar pişirilmesi (kavrulması) ile elde edilen yarı mamul madde
klinkerin tek veya daha fazla katkı maddesi ile ögütülmesi
yoluyla üretilen hidrolik bağlayıcıları içeren bir üretim sektörü.
ÇİMENTO
ŞERBETİ, —> Sondaj çimentola-masında
kullanılan su ve çimento karışımı. Çimento şerbetine; duruma göre, çimentonun
katılaşmasının çabuklaştırılması, geciktirilmesi, viskozite düşürülmesi,
hafifletilmesi veya ağırlaştırılması için ilave maddeler de katılır.
ÇİNKO, Periyodik sistemin 30 numaralı elemanı. Demir dışı
metal grubuna dahildir. Atom ağırlığı 65,38, ergime noktası
En önemli çinko cevherleri zinkblende,
çinko-karbonat’tır. Kavrulma ve redüksiyonla elde edilen ürüne elektroliz
yoluyla %99,999 saflık kazandırılır. Çinkonun alaşımları birçok yerde
kullanılır. Plâka hâlinde evlerin çatılarında, tel ve boru olarak, oksitleri
boyalarda, çelik sacların galvanizasyonunda
kullanılır.
ÇİNKO
SPESİFİKASYONLARI, Ticarette işlem
gören çinko metâlinin bazı ülkeler standardına uygun olarak belirlenen muhteva
oranları. (1) ASTM’ye göre azami Pb,
Fe ve Cd dikkate alınır:
(a) Prime western (P.W) Pb %1,400; Fe %0,050; Cd % 0.200; Zn %98,00. (b) High Grade Pb %0,030; Fe %0,020; Cd %0,020; Zn %99,90; (c) Sepcial High Grade Pb
%0,003; Fe %0,003; Cd
%0,003; Zn %99,99.(2) ingiltere’de
G.O.B. spesifikasyonu P.W’ne
yakın olup, azami %1,35 Pb ve %0,04 Fe sınırları vardır. Bunun dış “Continous
Galvanising Grade” (azami
%0,35 Pb ve biraz Al) ile “Controlled
Lead Grade” (azami 0,18 Pb, Al yok) gibi galvanizciler için bazı kaliteler
mevcuttur. P.W. veya G.O.B. sıcak daldırma için, daha saf kaliteler ise kalıp
döküm için kullanılır. (3) Ayrıca ABD normlarında kalıp döküm maksadı için
“ZAMAK” adı verilen alaşım kullanılır. Zamak 3;
Al%3,5-4,3; Cu %0-0,25; Mg %0,03-0,08; Fe % 0-0,10; Pb %0-0,007; Cd %0-005; Sn %0-005 ihtiva eder ve geri kalan kısmı
çinkodan ibarettir.
ÇİN
PORSELENİ, Hamuru genellikle yüzde
50 kaolen, yüzde 25-30 feldispat,
yüzde 20-35 kuars karışımından meydana gelen sert
porselen. Buna feldispatlı porselen de denir. —> Porselen.
ÇİNTİ, Tahkimat direklerinin uçlarının balta veya testere
ile özel kesilmiş şekli.
ÇİNTİLİ
BAĞ, Birer uçları çintili iki yan direk ile iki ucu çintili
bir boyunduruktan teşkil edilen yamuk biçimindeki ağaç tahkimat türü. —> Ağaç tahkimat.
ÇİZGİLİ
KOD, —> Barkod.
ÇİZİCİ, —> Plotter.
ÇİZİK
SERTLİĞİ, Ağzının şekli belli olan
küçük bir bıçağın muayene parçası üzerinde bastırılıp çekilmesi sırasında
meydana gelen çizginin genişliğinin ölçülmesi suretiyle tesbit
edilen sertlik.
ÇİZİLMİŞ
ÇAKIL, —> Moren.
ÇOK DERİN
İŞLETME, Derinlere inebilmek için
huni şeklinde açılmış olan ve derinliği
ÇOK JETLİ
YAKICILAR, —> Toz kömür yakıcılar.
ÇOK KATLI
İŞLETME, Maden yatağının işletmeye
elverişli, biri diğerinin üzerine konumlu en az iki kata ayrılabildiği işletme
şekli. Katlar arası mesafe diğer birçok faktörün yanısıra
bilhassa mineral rezerv miktarı ve günlük üretime bağlantılı olarak saptanır.
ÇOK
ŞEKİLLİ MİNERALLER, —> Polimorf mineraller.
ÇOMAK, —> Köstek.
Köstek atma.
ÇÖKELTME
HAVUZU, Sulu dolgu yönteminde
çamurlu sularda askıda bulunan maddeler çökeltilip temiz su elde edilmesini
sağlayan havuz.
ÇÖKME, —> Tasman.
ÇÖKTÜRÜCÜ
REAKTİF, —> Reaktif. Flokulant
ÇÖMLEK
KİLİ, Bileşiminde bir miktar
kalker bulunan ve parmaklar arasında toz hâline gelebilen bir çeşit plâstik
kil. Su ile kolaylıkla yoğrulduğundan tuğla ve çömlek yapımına elverişlidir.
ÇÖRT
(ÇERT), —> Çakmaktaşının daha çabuk kırılan beyaz, sarı, gri veya
kahverenginde olabilen katışık cinsi.
Buna boynuztaşı da denir.
ÇÖRT BİT,
Silisli formasyonun delinmesinde
veya çakmaktaşı geçilmesinde kullanılan aşınmaya dayanıklı özel matkap.
ÇÖZELTİ, Çözeltme işleminden sonra faydalı element veya elementleri
içeren eriyik.
ÇÖZÜLEBİLEN
BAĞLAMALAR, Kama, cıvata, düz, konik veya kertikli pimlerle
yapılan bağlamalar.
ÇÖZÜLEMEYEN
BAĞLAMALAR, Perçin, sıcak geçme,
kaynak, lehim, tutkal vb. bağlayıcılarla yapılan bağamalar.
ÇÖZÜNÜRLÜK,
—> Solübilite.
ÇÖZÜŞME, —> Dissosiyasyon.
ÇUBUKLU
DEĞİRMEN, Silindirik bir gövde
içine yerleştirilmiş aşınmaya dayanıklı çok sayıda çubukların öğütülecek mâlzeme ile birlikte düşük hızda (—> Kritik hız altında) döndürülmesi suretiyle kuru veya sulu öğütme
yapan değirmen.
ÇUBUKKOD,—> Barkod.
ÇUBUK
KÜKÜRT,—> Kalkaroni usulü.
ÇUKUR, Madeni alınmış açık işletmelerin geride bıraktığı topoğrafik görünüm. Büyük açık işletmelerde; tabii
topografyası madencilik faaliyeti nedeniyle bozulan arazinin ıslah edilmesi
masrafları da fizibilite (yapılabilirlik) hesaplarına dahil edilir. Bazı
durumlarda çukurlar sun’i bir göl hâline getirilir.
ÇUVAL
DİBİ, 1) Taşdolgu
ile kapatılmış galeri veya taş dolgu içinde bırakılan ve ayrı bir çıkış yolu
olmayan kısa galeri. 2) Cul de sac. 3) —> Çıkmaz yol.
ÇÜRÜK
DOLGU, Mermer madenciliğinde
kullanılan bir terim olup taş boşluklarına oluşumun direncinden daha az direnci
olan bir malzemenin dolması.
ÇÜRÜKGAZ,
—> Egzos.
ÇÜRÜME, Fiziksel, kimyasal ve organik olayların etkisi ile
minerallerin ve kayaçların değişmesi sonucu yeni mineraller ve eriyiklerin
teşekkülü. 2) Bozuşma. 3) Alterasyon. 4) Tefessüh.