|
Resimli Madencilik Terimleri Sözlüğü - U |
UÇ, 1) Sondaj tekniğinde
formasyonu delen, kesen, aşındıran vb. fonksiyon icra eden bütün takımlara
verilen müşterek ad. 2) Matkap. 3) Kron. 4) Rimer.
UÇUCU
MADDE, 1)
Katı yakıtların, taze hava verilmeksizin, kapalı bir yerde 900½C ısıtılması
durumunda, serbest bıraktıkları organik ayrışma ürünleri. Uçucu maddeler
kömürleşme derecesini gösteren unsurlardır. 2) Mevadı
tayyar.
UFALAMA, Taş, cevher veya kömürün; kaba kırma, ince kırma,
öğütme gibi işlemlerin tümüne veya birisine tabi tutulması suretiyle
boyutlarının küçültülmesi diğer bir deyişle; tane yüzeylerinin arttırılması.
Cevher zenginleştirme işlerinde ufalama sonucunda mineral tane-ciklerinin serbestleşmesi sağlanmış olur.
UFALAMA
ORANI, Kırıcı veya değirmene giren
malın ortalama tane iriliğinin, çıkan malın ortalama iriliğen
oranı. Bu oran, kırıcı ağız açıklığının, çıkış açıklığına oranı olarak da ifade
edilebilir.
UFKİ, Genişliğine.
ULTRABAZİK,
Kayacın kimyasal bileşimine ait
SiO2 içeriği % 45’ten az olan kayaçlar için kullanılan terim. Bazı meteorlarda
varlığı gözlemlenen bu magmatik kayaç, bünyesinde kuars
ve feldispat ihtiva etmez; esas unsuru Fe-Mg silikatlarla metal oksitleri-sülfürleri-nabit metalleri teker teker veya
her üçü birden bulunur.
ULTRAMETAMORFOZ,
Metamorfoz olayı sırasında
normalin dışında sıcaklığın ve basıncın artması sonucu meydana gelen
başkalaşım. —> Metamorfoz.
ULTRAVİYOLE
IŞIN, Dalga uzunlukları gözle
görülemeyecek kadar kısa olup gözle görülemeyen ışık. Bazı mineraller
ültraviyole ışığa maruz kaldıkları zaman ayırt edilirler. Yani ültraviyole ışık
altında ayırt edilebilen mineraller ültraviyole ışığını yutar ve bunları daha
uzun dalgalı ışınlar halinde meşrederler (yayarlar),
bu ışınlar gözle renk olarak görülür. Bu çeşit minerallere “ flüoresan” mineral
denir. Bazı minerallerde ise bu flüoresan olayı, yalnız ışıklandırıldığında
değil, ondan sonra karanlıktada bir süre devam eder.
Bu olaya minerallerin “ fosforesan ve luminesan” özelliği denir. Luminesan
özellikle katod röntgen ve radyum ışınlarının yaptığı
olay olarak ifade edilir. Bu olay ısı derecesinin yüksetilmesi
ile olursa “ termoluminesan” olayı örnek topaz, elmas
ve fluorit gibi mineraller için yalnız el ısısı ve fosforit, kalsit ve bazı silikatler
için de yüz derece yahut daha fazla ısı gerektir. Luminesan
olayı kırılma, vurulma vb. mekanik bir yolla olursa bu olay da “ triboluminesan” olarak adlandırılır. —> Kuars lambası
kısa dalga ultraviyole ışınları veren (1/10.000 inç yani 1/394 mm dalga boylu)
iyi bir kaynaktır. Argon ışığı ise daha uzun dalga boylu ultraviyole
ışınları neşreder. Ültraviyole ışınlarına maruz kalan her mineral flüoresan
değildir. Uranyum minerallerinde, şelit (Tungsten
cevheri) ve diğer tungsten minerallerinde flüoresan özelliği vardır. Bazı
mineraller içlerinde katışıklar yüzünden flüoresan olurlar. Bir kısım
mineraller de bulundukları yere göre bazan bu
özelliği gösterebilirler. Bu yüzden flüoresan minerallerin aranıp bulunması
büyük bir titizlik ister. Arazide bu iş için elde taşınan bir kuars lambası kullanılır. Flüoresan mineraller güzellikleri
dolayısı ile dikkati üzerlerine çekerler, fakat bunların ciddi bir şekilde
incelenmesi güç bir iştir.
UMKİ, Derinliğine.
UMUMİ
DEPRESYON, —> Total depresyon.
UMUMİ
RANDIMAN (A+B), Ocaktan yapılan
üretim miktarının (kg veya ton), üretimle ilgili olarak yeraltı (içeri A) ve
yerüstü (dışarı B) için yapılan işçi yevmiyeleri toplamına bölümüyle elde
edilen değer.
URAL
ZÜMRÜTÜ, —> Grena.
URANYUM, Demir görünüşünde (U), radyoaktif etkenliği olan,
atom ağırlığı 238,3 yoğunluğu 18,6 ergime noktası 1132½C, kaynama noktası
3818½C olan bir element.
URANYUM -
TORYUM-KURŞUN’
URGAN, 1) Kalın ip. 2) İnce halat.
USTABAŞI,
Üretim, hazırlık ve sondaj
ünitelerindeki çeşitli işlemlerde çalışan işçilerin çalışmalarını denetleyip
koordine eden usta.
UYGULAMALI
JEOLOJİ, —> Jeoloji.
UYGULAMA
PROJESİ, Ön projede belirtilmiş
tesisin kurulması için gerekli, kabul edilmiş ilkelere uygun nitelikte
ayrıntılı açıklama, şema, plan ve resimlerle bunların düzenlenmesine dayanak
olan hesap, keşif ve şartnamelerin tümü yani işletmeci mühendis veya
madencinin; fiilen çalışabilmesi için gerekli ayrıntıları ihtiva eden proje.
UYGUN
TABAKALAŞMA, 1) Tabakaların seri
halinde düzenli ve paralel olarak birbirlerinin üzerinde çökelmiş durumu.
Tabakaların bu durumu, çökelme olayının aynı fiziksel şartlar altında, devamlı
olarak meydana geldiğini gösterir. Tektonik hareketler etkisi ile seri
halindeki uygun tabakalar eğimli veyadik duruma da
gelebilir. 2) Konkordans.
UYUM
BÖLMESİ, Basıncı veya temperatürü farklı iki ortamın arasında özel olarak
yapılmış olan veya bırakılan ve bir ortamın etkisini azaltarak, diğer ortam
için uyum sağlanmasına yarayan yer.
UZAKTAN
ALGILAMA, 1) Fiziksel temas
olmaksızın bir madde hakkında bilgi toplamak, toplanan bilgileri kaydetmek ve
bunları işlemek gibi iki ana aşama ile gerçekleştirilen çalışma. Uzaktan
algılayıcılar elektromanyetik spektrumun görünür ve görünmez dalga boylarında
çalışan göz ya da yapay algılayıcılardır. Farklı dalga boyu aralıklarında
çalışan uzaktan algılayıcılara örnek olarak da lazer, radyofrekans
alıcıları, radar, radyometre, kızılötesi tarayıcılar vb. cihazlar gösterilir.
Uzaktan algılama aktif ve pasif olmak üzere iki biçimde yapılabilir. Aktif
algılamada, algılayıcı sistem bir alıcı vericiden (radar veya lazer gibi)
oluşur. Pasif algılamada, algılayıcı sistem bir alıcıdan oluşur (fotoğraf
kamerası ve göz gibi). Algılanan enerji ise gözlenen ortam tarafından
yapılabileceği gibi güneş, ay vb. kaynaklardan yayılan enerjinin gözlenen
ortamdan saçılan bileşeni de olabilir. Her iki durumda da algılanan enerji
gözlenen ortam hakkında bilgi taşır. Kamera, radyometre ve kızılötesi
algılayıcılar bu türdendir. 2) Remote sensing.
UZMAN, 1) Belli bir işte belli bir konuda bilgi, görgü ve
becerisi olan kimse. 2) Mütehassıs.
UZUN
AYAK, 1) Tabaka halinde bulunan
cevher veya kömür damarlarını iki yerden kesip, (alt ve üst) taban yolları
hazırlandıktan sonra, bu taban yollarının damar içinden bağlanması suretiyle
teşkil edilen uzun, dar ve yüksek olmayan üretim yeri. Taban yolları pano
hududuna kadar sürüldükten sonra hazırlanıp geriye doğru çalışılan uzun ayağa
dönümlü -(tayrabatan), taban yollarının başlangıcında
hazırlanan ve hududa doğru çalışılan uzun ayağa da ilerletimli
uzunayak (taysaşan) denir.
Genel olarak uzun ayak maden yatağının istikametine dik olarak yürütülür. Damar
meylinin müsait olduğu hallerde uzun ayak damar meyli boyunca aşağı veya yukarı
doğru da yürütülebilir. 2) Ayak. 3) Tay.
UZUN
HADDE ÜRÜNLERİ, Üretilen çeliğin
haddelenmesi suretiyle elde edilen blum, kütük, demiryolu malzemeleri (ray,
travers, cebire, seletler), ağır, orta ve hafif profil, nervürlü veya düz betonarme çelik çubuklar, tel ve
kangal (filmaşin) gibi ürünler. Sıcak haddeleme
sonucunda elde edilen a) blumlar, b)ağır ve orta profiller (yüksekliği
UZUN
MEHMET, Taşkömürünü Türkiye’de ilk
keşfeden 19. yüzyılda yaşamış Zonguldaklı Türk.
Türk bahriyesinin İngiliz
kömürüne bağımlılığını gidermek için halkın katkısını sağlama gayretleri, Uzun
Mehmet’in 1829 yılında Zonguldak kömürünü keşfiyle sonuçlanmıştır. Bugün
Zonguldak’ta Uzun Mehmet adına bir anıt dikilmiştir. Ayrıca taşkömürünün ilk
defa 1822 yılında Karadeniz Ereğlisi Kestaneci köyünden gemici Hacı İsmail
tarafından bulunup II. Mahmut’a götürüldüğü ve beş kese altınla
mükafatlandırıldığı da rivayet edilir.