Resimli Madencilik Terimleri Sözlüðü - V


VADOS SU,
Yagýþ halinde topraga düþüp, topraga nüfuz eden yeraltý suyu, —> Juvenil su.

VAGONDRÝL, 1) Degiþik çaplarda delik delebilen agýr tip veya birkaç martoperforatörü ve yürütme motorunu üzerinde taþýyan, ayrý bir kompresör ile delme iþlemi yapan, yürüme düzeni olan lagým delme makinesi.

VAGONET, 1) Küçük vagon. 2) Dekovil. 3) Ocak arabasý.

VAKUM FÝLTRE, Süzme hýzýný artýrmak için vakum uygulanan filtre.

VALF, —> Vana.

VANA, 1) Borulardan geçen sývý veya gazlarýn akýþýný durdurmaya ya da býrakmaya yarayan anahtar. 2) Valf.

VANADYUM, 1) Pediyodik sistemde 23. sýrada bir kimyasal element. 2) Biyoþimik özelligi olan ve kimyasal benzerlik bakýmýndan fosforu aldýran beyaz metal. Özgül agýrlýgý 5,7; sert, 1750½C’da ergir. Sanayide kullanýlan ferrovanadyumla özel çelik imal edilir. Vanadyumun cevheri, titanmanyetitlerde, hidrotermal Pb-Zn-Cu yataklarýnda, sedimenter olarak oolitik demir cevherleri içinde, bitümlü þistlerde ve asfalt bünyesinde bulunur.

VANADYUM ÇELÝGÝ, % 0,7-1,4 Cr ve % 1,5-2,5 vanadyum ihtiva eden çelik. En önemli özelligi mukavemet ve elastikiyetini uzun zaman muhafaza etmesidir. Daha ziyade otomobil akslarý imalinde kullanýlýr.

VANTÝLASYON , —> Havalandýrma, Cebri havalandýrma. Tali havalandýrma.

VANTÝLATÖR, 1) Kanatlý çark yardýmý ile havayý harekete geçiren makine. 2) Pervane. Vantilatör emici veya üfleyici olmak üzere iki þekilde çalýþýr. Emici vantilatörler alçak basýnç yani depresyon; üfleyici vantilatörler ise yüksek basýnç yani kompresyon yaratmak suretiyle hava akýmý saglar. Havalandýrma tesisleri; emici olarak çalýþtýrýlýrsa aspiratör, üfleyici olarak çalýþtýrýlýrsa vantilatör diye isimlendirilir

Eksenel bir þekilde hava akýmý saglayan vantilatörlere “Aksiyal”, santrifüj kuvvet vasýtasý ile hava akýmý saglayan tiplere de “Radyal” vantilatör denir. Vantilatörler alçak-, orta-, ve yüksek basýnçlý vantilatörler olarak sýnýflandýrýlýr. Bunlarýn basýnçlarý da sýrasýyla 25-100, 100-200 ve 200-1000 mm su sütunu olur.

VANTÝLATÖR BORUSU, Ýhtiyaca göre 300-800 mm veya daha büyük çapta kelepçeli veya flanþlý olarak imal edilen boru. Vantilatörün emici veya verici tarafýna takýlarak üfleyici veya emici tali havalandýrma sistemlerinde kullanýlýr. —> Vantüp.

VANTÜP, Ýhtiyaca göre 300-400-600-800 mm veya daha büyük çapta plastik, muþamba veya çadýn bezinden imal edilen (baan çelik tel ile takviyeli, iki ucu çemberli), fleksibl boru. Tali veya cebri havalandýrma sistemlerinde vantilatörün verici borusu olarak kullanýlýr.

VARAGEL, 1) Egimli olan ve katlarý birbirine baglayan, yer çekiminden yararlanýlarak dolu vagonlarý aþagýya, boþ vagonlarý da yukarýya çekmeye yarayan, nakliyat yolu. 2) Egimli yolda veya kuyuda graviteden yararlanarak taþýma yapmaya yarayan mekanik düzen.

VARDÝYA, Madencilikte iþçilerin bir gün içinde (24 saatte) yapacagý nöbetleþe çalýþmanýn süreleri. Eger günün 24 saati 3’e veya 4’e bölünmek suretiyle çalýþma yapýlýyorsa, bu bölümlerin her biri bir vardiya diye isimlendirilir. Yýl içinde çalýþýlan vardiyalar sayýlmak suretiyle yýllýk çalýþýlan vardiya sayýsý elde edilir. Genellikle devamlý çalýþan iþlerlerinde vardiyalar 8-16, 16-24 ve 24-8 veya 6-14, 14-22 ve 22-6 þeklinde düzenlenir. Bunlar I., II. ve III. vardiya diye de isimlendirilir. Bazý yerlerde 6-16 vardiyasýna gündüz, 16-24 vardiyasýna paþa-, 24-8 vardiyasýna ise serseri veya sarhoþ vardiyasý denir. Bunlar ayrýca, sabah, akþam ve gece vardiyasý olarak da tanýmlanýr. Ýþin geregine göre vardiyalarýn baþlangýç ve bitiþ zamanlarý degiþtirilebilir veya vardiya süresi kýsaltýlabilir.

VARÝL, 1) Fýçý 2) Sývý petrolün, genellikle ham petrolün üretim ve ticaretinde kullanýlan hacim birimi. Bir varil 42 galon veya yaklaþýk 306 libredir.(~ 139kg).

VARYOS, 1) Balyos 2) Mermer iþletmeciligin-de 10-12 kg agýrlýgýnda iki baþý düz çelik tokmak. Ýki baþý keskin olanýna keskin varyos; iki baþý sivri olanýna sivri varyos denir.

VAYRLAYN SÝSTEMÝ, Sondaj takýmýnýn yeryüzüne çekilmeden karotiyerde karotla dolan iç gömlegin yeryüzüne çekilip boþaltýldýktan sonra tekrar kuyuya atýlmasý ve dýþ gömlege yerleþtirilmesi suretiyle çalýþan numune alma sistemi. Çift tüplü olan vayrlayn karotiyerin iç tüpü, gömlege, týrnaklarla veya yapay yay parçalarýndan oluþmuþ halka þeklindeki özel düzen ve setle tutturulmuþ olup, sondaj yapýlýp karot parçalarýyla dolduktan sonra iç gömlek üzerine indirilen overþotla yakalanýr; týrnaklardan kurtarýlarak halatla yeryüzüne çekilir. Karotlar boþaltýldýktan sonra iç gömlek tijler içinde kuyuya atýlýr. Hýzlanarak inen iç gömlek karotiyer dýþ gömlegi içindeki týrnaklý, yaylýsetli yuvasýna yerleþir. Bu þekilde peryodik iþlem tamamlanýr, takým delmeye ve karot almaya hazýr hale gelmiþ olur.

VAYRLAYN TAKIMI, Vayrlayn karotiyer, hareketli-degiþtirilebilir iç gömlek, yedek iç gömlek, özel matkap, özel tijler, iç gömlegi yakalama (overþot) tertibatý, ince çelik halat ve vayrlayn vincinden oluþan özel sondaj takýmý. Takýmý çekip indirme zahmet ve zaman kaybýndan kurtardýgý için hýzlý ilerleme imkaný verir. Takým ancak matkap aþýndýktan sonra kuyudan çekilir. Matkap degiþtirilip takým tekrar kuyuya indirilir. Son yýllarda takýmý çekmeden matkap degiþtirme denemeleri yapýlmaktadýr.

VENTURÝ BORUSU, Ýçinde hava veya bir gazýn akýmýný saglamak amacýyla, içine basýnçlý hava veya su püskürtücü küçük enjektör memesi yerleþtirilmiþ boru.

VENÜS SAÇI, —> Kristalin kuars.

VERÝM, 1) Çalýþtýrýlan (iþçi, makine, vb.) iþletilen (maden yatagý, tesis vb.) ve bakýlan (hayvan, bitki vb.) bir þeyin çalýþtýrýlmasý, iþletilmesi veya bakýmýndan elde edilen sonuç ya da bu sonucun (nieligi) sayýsal ifadesi. Ýþçi-, makine-, mahsül verimi vb. 2) Ortaya çýkan, istenilen, beklenilen (semere) sonuç. —> Randýman.

VERÝMLÝLÝK, Ýstihsal ameliyesinde kullanýlan üretim unsurlarýnýn sayýsý ile, neticede elde edilen hasýla (miktar ve kalite itibariyle) arasýndaki oran. Teknik anlamda, rasyonellik ve verimin ölçüsü olup, sarfedilen ile elde edilen arasýndaki oran. Ekonomik anlamda da belirli zaman içinde yapýlan imalatýn ifadesi.

VERMÝKÜLÝT, Genleþtirilmiþ vermikülit, hafif yapý gereçlerinde agrega olarak, binalarda ýsý ve ses izolasyonunda, soguk hava depolarýnýn izolasyonunda, dekorasyon iþlerinde, dökümhane ve benzeri yüksek ýsý ile çalýþan yerlerde ateþe dayanýklý sýva ve kaplama malzemeleri üretiminde kullanýlýr. Ziraatte ise topragýn özelliklerini iyileþtirici katký olarak, zirai ilaçlarda ve gübrelerde katký malzemesi olarak, ev ve ahýr hayvanlarýna yatak malzemesi olarak kullanýlýr. Ýnce taneli genleþmiþ vermikülit ayrýca boyada, lastik ve plastik üretiminde dolgu olarak kullanýlýr. Diger bir deyiþle vermikülit, perlit, pomza, genleþen killer, camyünü, yutong, strafor beton ve köpüklü beton gibi malzemelere bir alternatiftir. Dünya toplam üretimi yýlda 500.000-600.000t kadardýr.

Piroksenit, amfibol grubu ve ultramafik kayaçlardaki olivinlerin sonradan bunlara nüfuzeden siyenitler, karbonatitler ve pegmatitler vasýtasýyla oluþan solüsyonlar ve yüksek sýcaklýk sebebiyle gaz haline dönüþmüþ bazý maddelerin etkileriyle alterasyona ugrayarak biyotit- flogopit, serpantin ve klorite dönüþmesinden sonra yeraltý sularýnýn sirkülasyonu ile derinlere dogru kayaçlardaki alkalilerin yer degiþtirmesi, magnezyumun yeniden dagýlýmý, kristal yapýsýna suyun nüfuzedip molekül yapýsýna girmesi suretiyle oluþan bir mineral. Terkibi = (Si.Al)4 (Mg. Al. Fe)3 O10(OH)2Mgx(H2O)n 0,9>x>0,6

Vermikülitin en önemli özelligi 900°-1100°C sýcaklýkta 4 ila 8 saniye tutularak genleþtirilebilmesidir.

VEZÜVYAN, 1) Tetragonal sistemde kristalleþen, sarý, kahverengimsi, yeþilimsi ve siyahýmsý renklerde olabilen, saydam veya yarý saydam bir kontaktmetamorf mineral. Ca10 Al2 (Mg, Fe)2 (OH)2 Si9 O36. Kontakt minerallerde, özellikle metamorfik kalker içerisinde gröna ile birlikte bulunur. Yeþime benzeyen türüne “Kalifornit”, gök mavisi türüne “Siprin” denir. 2) Wiluit 3) Ýdokras

VÝDA, Egik düzlem kanunlarýna göre üzerine sag veya sol yiv (diþ) açýlmýþ silindir veya konik parça, diger bir ifade ile üzerine diþ açýlmýþ burmalý çivi. Kullanýþ yerlerine ve þekillerine göre çeþitli vidalar yapýlmakla beraler normlaþtýrýlmýþ üç vida sistemi vardýr. Bu sistemler de;

(a) Whitworth vidasý

(b) Metrik vida

(c) U.S. St. vidasý (Bu vida genel olarak Amerika’da kullanýlýr.)

VÝBRÖR ELEK, Bir kasaya yerleþtirilmiþ elegin kasa agýrlýk merkezine, merkezi olarak yerleþtirilmiþ bir tahrik düzeninin eksantrik hareket etmesi suretiyle elenecek malzemenin elenerek, tane boyutlarýna göre tasnifini saglayan düzen.

VÝDA ADIMI, Vidanýn tam bir devir (360½) döndürülmesi halinde yaptýgý ilerleme; diþ helezonu üzerinde bir devir yapmak suretiyle dikey olarak alýnan yol.

VÝDYA ÇELÝGÝ, Matkap uçlarýnýn ve potkabaç kesici baþlarýnýn imalinde kullanýlan volfram karbit ve kobalt ihtiva eden ve kolay aþýnmamasý özelliginden dolayý bilhassa madencilikte kullanýlan sert çelik.

VÝDYA KRON, Ucuna, muayyen bir plan dahilinde vidya taneleri yerleþtirilerek standarda göre imal edilmiþ, orta sert formasyonlarda karot alabilen matkap veya degiþtirilebilen matkap þeklinde imal edilen, delik delme iþinde kullanýlan uç.

VÝKERS SERTLÝGÝ, Tepe açýsý 136½ olan elmas piramit 120 kg’a kadar degiþik yükle malzemenin içine dogru bastýrýlmak suretiyle, parça üzerinde elde edilen izin köþegenlerinin ortalama degeri ölçülerek tayin edilen sertlik. Bu þekilde bilhassa ince saclarýn veya yüzeyi sertleþtirilmiþ malzeme yüzeyinin sertligi tayin edilir.

VÝNÇ, 1) Halatýn gevþetilmesi ve sarýlmasý suretiyle insan ve malzeme taþýnmasýna yardýmcý olan, tanburu elektrik veya basýnçlý hava ile tahrik edilen makine. 2) Egimli olan ve katlarý birbirlerine baglayan, mekanik güçten yararlanýlarak dolu vagonlarý aþagýdan yukarý çekmeye yarýyan nakliyat yolu kavramý. 3) Egimli yolda mekanik güçten yararlanýlarak taþýma yapmaya yarayan düzen. 4) Tekerlekler, raylar, paletler üzerinde hareket edebilen kaldýrma ve çekme makinesi.

VÝNÇ BAŽI, Vinç düzeninde, vinç, makas, karakol sinyal tertibatý vb. müþtemilatýn bulundugu manevra ve iþaretleþme yeri.

VÝNÇ DÝBÝ, Vinç düzeyinde arabalarýn vinçten indigi yerdeki manevra ve iþaretleþme yeri.

VÝNÇ DÝBÝ KAÇAMAK LAGIMI, Vinç dibine gidiþ geliþlerin ve oradaki çalýþmalarýn emniyetle yapýlmasýný saglamak için anayolla vinç dibi arasýnda sürülmüþ olan irtibat lagýmý.

VÝNÇ DÜZENÝ, Ana-, ana ve tali-, veya tali katlar arasýnda vinç kullanýlarak dolu arabalarý yukarý çeken ve boþ arabalarý aþagýya indiren taþýma düzeni.

VÝRA, “Çek” iþareti —> Ýþaretleþme.

VÝRAJ, 1) Demiryolu ve karayolu taþýmacýlýgýnda yollarýn yön degiþtirdigi bölümler. 2) Dönemeç. 3) Kurba.

VÝSKOZÝTE, 1) Sývýlarýn ve gazlarý teþkil eden çok küçük parçalarýnýn hareket sýrasýnda birbirlerine karþý gösterdigi direnç. 2) Bir akýþkanýn akmaya karþý gösterdigi iç direnç.

VÝSKOZÝMETRE, Agdalýlýk ölçer olarak da bilinir. Bir akýþkanýn agdalýlýgýný (iç akýþa karþý direncini) ölçen aygýt. Bu aygýtýn bir türü, belirli hacimdeki bir akýþkanýn belirli bir aralýktan ne kadar sürede aktýgýný kaydeder. Kýlcal borulu agdalýkölçer ise, bir akýþkaný dar bir borudan belirli bir hýzla akmaya zorlamak için uygulanmasý gereken basýncýn ölçülmesine dayanýr. Ayrýca bazý türleri bir kürenin akýþkan içindeki batma hýzýný ölçer. Bir baþka türü iç içe geçmiþ eþ eksenli iki silindirden içtekini döndürmek için gerekli kuvveti ölçerek silindirler arasýna sýzmýþ olan akýþkanýn agdalýgýný saptar ; bazýlarý da akýþkan içinde titreþen bir diskin salýnýmlarýnýn sönüm hýzýný ölçme ilkesine dayanýr.

VÝTRAY, Birbirine baglý kurþun bölmelere yerleþtirilmiþ renkli cam parçalarýndan meydana gelen saydam pencere süslemesi.

VOLAN, Pistonlu makinelerde enerji akümülatörü görevi yapmak suretiyle ölü noktalarýn aþýlmasýný saglayan kasnak veya tekerlek þeklinde olan kitle.

Devri yükseltilen volan kendi ataleti nedeniyle hareket enerjisini depo eder ve her zaman geri verir.

VOLE, Birkaç lagým deligini ayný anda patlatma iþlemi.

VOLFRAM, 1) Kimyasal simgesi W, atom numarasý 74,0, atom agýrlýgý 183,85, özgül agýrlýgý 19,3 olan, Wolframit (Fe, Mn WO3), þelit (CaWO4), hübnerit (MnWO4) mineralleri içinde bulunan nadir element. 2) Tungsten. Volfram metali aþýrý sert kýrýlgan, gri renklidir. Tabii olarak bulunmaz. Erime sýcaklýgý 3410½C, elektriksel iletkenligi yüksektir. Havada 400½C’de oksitlenir. Volframlý çelik alaþýmlarý aþýnma, çarpma, paslanma ve çürümeye karþý çok dayanýklýdýr. Kullaným alaný geniþ olan ve stratejik bir metal olarak dikkati çeken volfram, daha çok çelige sertlik ve dayanýklýlýk kazandýrma özelliginden dolayý alaþýmlarda, metal olarak karbürlerde ve çeþitli kimyasal bileþiklerde kullanýlýr. Turbin motorlarýnýn yüksek hararete maruz kalan kýsýmlarýndaki kablolar, ampuller içindeki flama telleri, elektrik aletlerindeki kontak noktalarý da tungstenden imal edilir. Ayrýca bazý boyalarýn imalinde de kullanýlýr.

VOLFRAM ÇELÝGÝ, % 14-18 wolfram ihtiva eden çelik. Bunlar yüksek devirli kesici cihazlarda kullanýlýr. Kýzýl derecede dahi keskinligini ve deliciligini muhafaza eder.

VOLKAN, Yanardag. Magmanýn yeryüzüne çýkan sivri veya yatýk koni biçiminde, tepesinde bir püskürme agzý (krater) bulunacak þekilde oluþturdugu dag. ––> Yanardag.

VOLKAN BOMBASI, Büyük lav parçalarýnýn kraterden fýrlarken havada eksenleri etrafýnda dönerek katýlaþmasýndan meydana gelen kayaç parçalarý.

Volkan bombalarýnýn fýndýk büyüklügünde olanlarýna lapilli denir.

VOLKAN CAMI, Volkanik kökenli, camsý ve genellikle siyah renkli olan ve perlit grubuna giren bir mineral. Minerolojide obsidiyen olarak bilinir. Demir oksit içermesi durumunda rengi kýrmýzý veya kahverengi, içinde gaz kabarcýklarý bulunaný ise açýk gri olur. Nadiren de olsa siyah-kýrmýzý veya siyah-gri þeritli türlerine de rastlanýr. Obsidyenlerdeki bünye suyu pekþtayn ve perlitlerden daha azdýr.

VOLKANÝK KAYAÇ, 1) Volkan bacasý adý verilen yerkabugu çatlaklarýndan erimiþ magmanýn yeryüzüne çýkarak akmasý veya kubbe þeklinde yýgýlarak sogumasý sonucu meydana gelen magmatik kayaç. 2) Püskürük (ekstrüsif) kayaç.

VOLKANÝK TÜF, Volkan küllerinin tabakalar halinde birikmesi ile meydana gelen kayaç.

VOLLASTONÝT , Asit intrusiflerin kalkerlerle kontagýnda oluþan bir kalsiyumsilikat minerali (Ca Si O3). Saf halde iken rengi beyaz olup, lifsi görünüþlüdür. Çeþitli impüritelerle rengi kurþuni veya kahverengine dönebilir. Enerji tasarrufu yanýnda düþük piþme küçülmesi, yüksek ýsýya dayanýmý, yüksek mekanik direnci, kontrol edilebilir porozite ve iyi izolasyon kabiliyeti gibi özellikleri, kullaným yerlerini belirler. Buna göre yer ve duvar karolarý, tek piþirimli fayans imali, elektrik izolatörleri, porselen, sýr, emaye, mineral elyaf, beyaz boya ve abrasif disk imalinde kullanýlýr.

VOLÜMETRÝK VERÝM, Ocakta yararlý olarak kullanýlan toplam hava hacminin, toplam dolaþým havasý miktarýna oranýnýn yüzde olarak ifadesi.

VORSYL AYIRICISI, 1967 yýlýnda Ýngiltere’de 0,5-50 mm tane büyüklügündeki kömürleri yýkamak (zenginleþtirmek) amacýyla geliþtirilmiþ DSM (agýr ortam) siklonlarýna benzer, dik olarak yerleþtirilmiþ bir hücrede oluþan, optimum hücre çapý 72 cm olan (bu çapta bir ayýrýcý ile 120 t/h yýkama kapasitesine ulaþan),kömür zenginleþtirme (yýkama)ünitesi. Santrifüjlü ayýrýcýlar. Agýr mayi ile kömür yýkama yöntemleri.